<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinemis Candemir</title>
	<atom:link href="http://www.sinemiscandemir.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinemiscandemir.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Nov 2012 15:15:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>SİHİRLİ BİR GECEDE&#8230;</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/sihirli-bir-gecede/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/sihirli-bir-gecede/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Nov 2012 15:15:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinemis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[İstiklal’de tek başına yürüyordu. İşten yeni çıkmış ve yorgundu. Bütün dünyaya karşı yalnız ama mutluydu. Tek başına kurduğu dünyasına kimseyi sokmazdı. Adam seçerdi. Yaşadığı hayat zor ama üstesinden geldiği için de keyifliydi. Zorlukların üstesinden gelme sırrı, kendi inandıklarına sahip çıkma ve dünyasını severek kurmuş olmasından kaynaklanıyordu. Kitaplar, resimler, şiirler, filmler onun dünyasında hep farklı algılanırdı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstiklal’de tek başına yürüyordu. İşten yeni çıkmış ve yorgundu. Bütün dünyaya karşı yalnız ama mutluydu. Tek başına kurduğu dünyasına kimseyi sokmazdı. Adam seçerdi. Yaşadığı hayat zor ama üstesinden geldiği için de keyifliydi. Zorlukların üstesinden gelme sırrı, kendi inandıklarına sahip çıkma ve dünyasını severek kurmuş olmasından kaynaklanıyordu. Kitaplar, resimler, şiirler, filmler onun dünyasında hep farklı algılanırdı. Görünenin içini görürdü. Gördükleri diğerlerine göre farklıydı. Kendine göre bir bakış açısı vardı. Seçerdi. İnsanları da kareleri de. Hayat onun için film karelerinin akışıydı. O film karelerini kendi sevdiği, kendi gördüğü kompozisyonları yerleştirirdi. Hayatı, en büyük filmiydi. Her ne kadar kendisi yazıp kendisi yönetip kendisi oynasa da hayat onu hep şaşırtırdı.  Kurguyu yapan büyük üstattı çünkü. Orada karışamazdı üstada. Hayatı güzel kılan, sürprizlerle dolduran ve hikayeyi bilse de her izlediğinde şaşırtan bir film gibi yapan da o üstattı zaten. Kendi seçtiği kitapları okur, anlamlandırır. Kendi seçtiği resimlere bakar, hikayeler çıkartırdı. Her renkten insanla tanışır, onları seçerek konumlandırırdı hayat filminde. Üstadın kurgusuna ise hayrandı.</p>
<p>Yağmur yağıyordu istiklalde. Tüm bunları düşünürken yağmuru ve yağmurdan kaçan insanları fark etmemişti. Herkes neden bu kadar kaçışıyordu. Ne güzeldi halbuki yağmur. Başından başlıyordu ıslanmaya. Suyun vücudundan akışı onu daha da sakinleştiriyordu. Yağmur damlalarının vücudundan rahatça ve kendi yolunu bularak yere doğru akması gibi o da üstadın kurgusunun içinde akıyordu sakin ve yolunu bularak. Kafasını yoldan kaldırdığında çok güzel bir ışık gördü. Sol taraftan geliyordu. Dönüp aktığında St. Antuan’la karşı karşıya geldi. Ne kadar büyük, ne kadar heybetli ve ne kadar kendinden emin, güzelliğinin farkında bir yapıydı o! İnsanları içine davet eden, kucak açmış bilge bir güzelliği vardı. İnsanı yaşadığı zamandan çalıp binanın yaşadığı zamana götüren bir güzellik. </p>
<p>Avluya girdi. Kimse yoktu. Belli ki görevli de yağmurdan kaçıp kulübeye saklanmış, sıcak ısıtıcısının yanında, insanın boş boş televizyona bakmasını sağlayan stüdyo programlarından birini izliyordu. Yavaşça avluya girdi. Kucak açan kilisenin kollarına bıraktı kendisini. Kilisenin büyüklüğü yanında ne kadar küçük kaldığını fark etti. Kapının önündeki merdivenlere ilerledi. Yukarı baktı. Yanındaki binalarla birlikte kilise kare şeklinde görünüyordu. Zamansız bir mekanda hayatın durduğu bir yerde olduğunu düşündü. Kendi çevresinde dönüp etrafı incelerken, kilisenin kısaldığını fark etmeye başladı. Anlam veremediğinde bir baktı ki ayakları yerden kesilmiş yukarıya doğru havalanıyordu. Sanki yağan yağmurla birlikte her yağmur damlası ağırlığından bir parçayı  kendisiyle birlikte akıtıyor ve hafifletiyordu onu. Yukarı doğru havalanırken, bıraktığı yüklerini gördü. Değişik maskelerini, hayatta büründüğü rolleri, üzerinde taşıdığı ağırlıklarını gördü. Hafiflemişti. Yüklerinden arınıyordu. Yağmura bir kere daha şükretti. Kendisini kilisenin kollarına ve havanın yumuşaklığına bıraktı. Bu yolculuk hoşuna gitmişti. Yakaladığı her açıdan gözüyle fotoğraf çekiyor, kareleri anlamlandırıyordu. Üstada kurgu için teşekkür ediyor, kiliseyle kucaklaşıyordu. Tüm bunları yaşarken kilise çanının ardında bir siluet gördü. Gördüğünden emin olamadı. Herhalde kucağında İsa’yı tutan Meryem ana portresi diye düşündü. En nihayetinde bir kilisedeydi ve kilisede başka ne olabilirdi ki? </p>
<p>Yağmur damlaları ile arınmaya kiliseyle kucaklaşmaya devam etti ama artık çanın da yanına kadar gelmişti ve o anda fark etti ki bu siluet Meryem ana portresi değil, heykel ya da figür de değil bembeyaz geceliğinin içinde gözleri kapalı bir kadındı. Havada süzülürken geceliğinin beyaz fiyongu rüzgardan uçuşan, uzun siyah saçları yağmurla dans eden,  kollarını açmış, gözlerini kapamış, kendisini yağmur ve kilisenin kucağına bırakmış bir kadın. Önce gözlerinin ona oyun oynadığını sandı fakat kadın o sırada gözlerini açıp gülümseyince, kadının ne kadar gerçek ve ne kadar sıcak olduğunu gördü. Göz göze geldiler ama hiç konuşmadılar. Sadece gülümsüyorlardı. Ağırlıklarından kurtulmuş olmanın verdiği mutluluk vardı yüzlerinde. </p>
<p>Kadına yaklaşmak istedi. Bu güzel anı, hayattan çalınmış zamanı paylaşmak istedi bu güzel periyle! Fakat ne kadar yaklaşsa da aralarındaki uzaklık hiç azalmıyordu. Kadına ulaşamamıştı. Artık kilise de oldukça aşağıda kalmış, nerdeyse aya doğru yaklaşmıştı. Yıldızlara daha yakındı. Aşağıda yağmurdan kaçışan insanlar minik böcekler gibi görünüyordu. Yıldızların arasında peri kızıyla baş başaydı. O sırada peri kızı gülümsedi ve minik bir hamleyle güzel, yumuşak bir bulutun üstüne kondu. Bunu görünce peri kızına eşlik etmek istedi. Bir hamleyle vardı peri kızının yanına ve aynı buluta kondu. Peri kızı ay’a doğru uzandı. Parlayan ay’ın o güzel ışıklarından bir parça aldı ve ona hediye etti. Başından, omuzlarından aşağı serpiştirdi, gülümsedi. “Üstat adam seçer, yanına çağırır. Bundan sonra ay ışığı hep seninle olsun.” Dedi ve bir anda kayboldu. Sonrasında hızla aşağı doğru düşmeye başladığını fark etti. Buluttan kilisenin çanına, oradan kilisenin kapısına ve merdivenlere kadar indi. Artık tekrar kilisenin avlusundaydı. Sıcak kulübesinde televizyon programı izleyen bekçinin yanından geçerek tekrar istiklalde buldu kendisini. Arkasına baktı, yukarıya baktı, peri kızını son bir kez daha görmek istedi ama göremedi. Omuzlarında ay ışığı ile istiklale döndü. Yorulmuştu. Hemen karşıda bir cafe çarptı gözüne. Sıcak çikolata istedi canı. Cafeden içeri girdi, sıcaktı, fonda Van Morrison çalıyordu. Zaten herkes yağmurdan kaçıp, sıcak bir yerlere sığındığı için yer de yoktu. Son kalan boş masaya oturdu. Siparişini verdi. Ceketini çıkarıp masaya yerleşirken, yanındaki masada kitap okuyan biri çarptı gözüne, kırmızı bir saati vardı. Acaba saat kaç diye düşündü kendi kendine. Yan masaya döndü ve “Pardon” dedi, “Saat kaç acaba?” kitabından kafasını kaldıran kız, kırmızı saatine baktı ve “Ay ışığında sıcak çikolata içme saati” dedi. Fonda Van Morrison çalmaya devam ediyordu.<br />
<a href='http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2012/11/Van-Morrison-Moondance.mp3'>Van Morrison &#8211; Moondance</a><br />
…………………..And all the night’s magic seems to whisper and hush<br />
And all the soft moonlight seems to shine in your blush<br />
Can I just have one more moondance with you, my love ……………………..</p>
<p>17/11/2006 04:15am</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fsihirli-bir-gecede%2F&amp;text=S%C4%B0H%C4%B0RL%C4%B0+B%C4%B0R+GECEDE...+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
<enclosure url="http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2012/11/Van-Morrison-Moondance.mp3" length="4330475" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Nezaket nereye gitti?</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/nezaket-nereye-gitti/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/nezaket-nereye-gitti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 11:57:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[albert einstein]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Artık kelimenin anlamını bilen kaldı mı acaba?! Türkçe sözlükte Güncel Türkçe Sözlük Fazladan yapılan bir incelik, saygı ya da kraliyet ailesi bürokrasisi değil beklediğim. Normal, toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği, basit, net, herkesin birbirine saygılı olması ile ilgili bir incelik. Nerede o Biri Güncel Türkçe Sözlükten; stres: İng. stress tıp, Ruhsal gerilim. Diğeri ise; Albert [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Artık kelimenin anlamını bilen kaldı mı acaba?! Türkçe sözlükte <a href="http://tdkterim.gov.tr/bts/" " target="_blank">nezaket</a >in anlamı şöyle geçiyor: </p>
<p>nezaket (neza:ket) Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik, zarafet: “Dillere destan İstanbul nezaketini o evde gördüm, ağzım açık kaldı.” -A. Kutlu. <a href="http://tdkterim.gov.tr/bts/" " target="_blank">Güncel Türkçe Sözlük </a> </p>
<p>Fazladan yapılan bir incelik, saygı ya da kraliyet ailesi bürokrasisi değil beklediğim. Normal, toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği, basit, net, herkesin birbirine saygılı olması ile ilgili bir incelik.</p>
<p>Nerede o <a href="http://www.google.com.tr/search?client=safari&#038;rls=en&#038;q=eski+istanbul&#038;ie=UTF-8&#038;oe=UTF-8&#038;redir_esc=&#038;ei=ghfzTv2hK-7E4gSbk8SNCA" " target="_blank">eski İstanbul</a> beyefendileri, hanımefendileri diyecek bir yaşta değilim. Hatta o günleri bilmem bile, ama son zamanlarda gözlemlediğim insan davranışları ne yazık ki bana bile ne olmuş bu insanlara dedirtiyor.</p>
<p>Sabah otobüse binerken şoför beye günaydın demek, ofise yürürken esnafla merhabalaşmak, bunları bile aramıyorum artık. Bana bulaşmasınlar yeter duruma geldik. Yolda yanlışlıkla birine çarpsanız, kusura bakma demek için ağzınızı açmanıza fırsat kalmadan yiyorsunuz küfürü kalayı.</p>
<p>Üzülüyorum, yıpranıyorum, kalabalıklardan kaçmaya başlıyorum, yoruluyorum ve yalnız değilim böyle hissederken. Çevremdeki bir çok kişi de benimle aynı şikayetlerde. Hatta bence küfürü kalayı basan kişi bile o  sırada farkında olmasada, o davranış şeklini seçerek yine kendisini yıpratıyor.</p>
<p>Bu kadar stres nereden geldi üzerimize? </p>
<p>Şimdi de stres nedir ona bakalım sözlükten. İki ayrı stres çıkıyor karşımıza. <a href="http://tdkterim.gov.tr/bts/" " target="_blank">Biri Güncel Türkçe Sözlükten</a>; stres: İng. stress tıp, Ruhsal gerilim. Diğeri ise; <a href="http://tdkterim.gov.tr/bts/" " target="_blank">Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü</a>nden; stres İng. stress 1. Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle (stres faktörü) buna karşı oluşan savunma mekanizması. 2. Dayanıklılığı azaltan fiziksel veya mental gerilim, gerginlik. 3. Canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar.</p>
<p>Gördüğünüz gibi canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar diyor. Bu kadar gerilim, gerginlik, dayanıklılığın kalmaması, neden kaynaklı bilmiyorum ama bildiğim şey bu gidişatın gidişat olmadığı. Üstelik benim de bunu söylemek için genç yaşta olmam. Ben ve benim yaşımdakiler artık bu hissiyatta ise geleceğimizden endişe etmek gerek. Ve herkesin durup düşünmesi, sakinlemesi. Görünen o ki, geleceğe doğru giderken ilermek yerine geriliyoruz (iki anlamıyla da; hem geri gitmek hem gerilmek anlamıyla).</p>
<p>Dün arkadaşlarımızla konusu geçti Einstein&#8217;ın bir lafından bahsediyorduk. Söylediği şu sözün doğruluğu artık yavaş yavaş kanıtlanıyor sanırım.</p>
<p>&#8220;I know not with what weapons World War III will be fought, but World War IV will be fought with sticks and stones.&#8221;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein" " target="_blank"> Albert Einstein</a>, Physicist (1879 &#8211; 1955)</p>
<p>&#8220;3.Dünya Savaşı hangi silahlarla yapılır bilemiyorum ama 4.Dünya savaşı taşlar ve sopalarla yapılacak.&#8221;</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fnezaket-nereye-gitti%2F&amp;text=Nezaket+nereye+gitti%3F+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinek Kadar Kocam Olsun…</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/sinek-kadar-kocam-olsun/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/sinek-kadar-kocam-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 16:04:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Zula]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[hulya karakas]]></category>
		<category><![CDATA[sinek kadar kocam olsun]]></category>
		<category><![CDATA[sinemis candemir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Hülya Karakaş&#8216;ın yönetmen yardımcısı olarak reji ekibinde yer alıyor olmam. Kitabın oyun tekstine dönüşmesinden, oyuncuların tekstteki karakterlere can vermesine, kostümünden dekoruna her aşamasında bu yaratımın bir parçası olmak çok heyecan verici ve itiraf ediyorum biraz da yorucu bir süreçti. Ama 11 aralık&#8217;taki ilk oyunumuzu sahnede izleyip, seyirci alkışlarını, ara ara gülmelerini duyduktan sonra sanırım ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.google.com.tr/search?client=safari&#038;rls=en&#038;q=hatice+meryem&#038;ie=UTF-8&#038;oe=UTF-8&#038;redir_esc=&#038;ei=a-rYTs-dKunY4QSatojuDQ" " target="_blank">Hatice Meryem</a>&#8216;in kitabı Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, Hülya Karakaş&#8217;ın müthiş rejisi ile Aralık ayından itibaren tiyatro sahnelerinde olacak. </p>
<p>Beni heyecanlandıran ise bu sefer oyuncu olarak değil <a href="http://www.hulyakarakas.com/" " target="_blank">Hülya Karakaş</a>&#8216;ın yönetmen yardımcısı olarak reji ekibinde yer alıyor olmam. Kitabın oyun tekstine dönüşmesinden, oyuncuların tekstteki karakterlere can vermesine, kostümünden dekoruna her aşamasında bu yaratımın bir parçası olmak çok heyecan verici ve itiraf ediyorum biraz da yorucu bir süreçti. </p>
<p>Ama 11 aralık&#8217;taki ilk oyunumuzu sahnede izleyip, seyirci alkışlarını, ara ara gülmelerini duyduktan sonra sanırım ne yorgunluk kalacak ne başka bir şey.</p>
<p>Oyun öncesi sizinle <a href="http://www.babazula.com/" " target="_blank">BabaZula</a>&#8216;nın yaptığı muhteşem oyun müziğimizi paylaşırsam kimse kızmaz sanırım :) Buyrun aşağıdaki linki tıklayalım&#8230;<br />
<a href="http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2011/12/afis.jpg"><img src="http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2011/12/afis-150x150.jpg" alt="" title="Sinek Kadar Kocam Olsun" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-111" " target="_blank" /></a> </p>
<p><a href='http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2011/12/sinek-koca-murat-mix.mp3' " target="_blank">Sinek Kadar Kocam Olsun &#8211; BabaZula</a></p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fsinek-kadar-kocam-olsun%2F&amp;text=Sinek+Kadar+Kocam+Olsun%E2%80%A6+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.sinemiscandemir.com/wp-content/uploads/2011/12/sinek-koca-murat-mix.mp3" length="3445443" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>internette ‘sinemis candemir’ hakkındaki bilgiler</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/internette-sinemiscandemir/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/internette-sinemiscandemir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 13:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[google+]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[sinemis candemir]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[İnternet dünyasında sağlıklı bilgiye nasıl ulaşılacağını kullanıcılarının çoğu bilir. Ama ben bilgisayar, internet, web üzerinden bilgiye ulaşmayı henüz tam olarak bilmeyenler için işlerini kolaylaştıracak bir şey yapmak istiyorum. Diyelim ki benim hakkımda bilgiye ulaşmak istiyorsunuz, &#8216;sinemis candemir&#8217; yazınca an itibariyle 0.07 saniye içinde 76bin sonuç çıkıyor. Bu sonuçlar arasında ilk sırada göreceğiniz, zaten bu yazıyı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet dünyasında sağlıklı bilgiye nasıl ulaşılacağını kullanıcılarının çoğu bilir. Ama ben bilgisayar, internet, web üzerinden bilgiye ulaşmayı henüz tam olarak bilmeyenler için işlerini kolaylaştıracak bir şey yapmak istiyorum.</p>
<p>Diyelim ki benim hakkımda bilgiye ulaşmak istiyorsunuz, <a href="http://www.google.com" " target="_blank">Google</a> isimli siteye girip <a href="http://www.google.com.tr/#hl=tr&#038;source=hp&#038;q=%27sinemis+candemir%27&#038;oq=%27sinemis+candemir%27&#038;aq=f&#038;aqi=&#038;aql=&#038;gs_sm=e&#038;gs_upl=2182l6852l0l7523l26l26l0l25l0l0l165l165l0.1l1&#038;fp=ac891dcd0c39dabf&#038;biw=1237&#038;bih=677" " target="_blank">&#8216;sinemis candemir&#8217;</a> yazınca an itibariyle 0.07 saniye içinde 76bin sonuç çıkıyor. Bu sonuçlar arasında ilk sırada göreceğiniz, zaten bu yazıyı da okuduğunuz ortam olan <a href="http://www.sinemiscandemir.com" " target="_blank">www.sinemiscandemir.com</a> yani benim resmi internet sitem. Resmi kelimesini sevmesem de sanırım internet sitesinin bana ait olduğunu, yönetiminin benim tarafımdan yapıldığını vurgulamak için gerekli bir kelime. Yoksa pek de resmi bir insan sayılmam :) Neyse konuyu dağıtmayalım&#8230;</p>
<p>Gelelim <a href="http://www.google.com" " target="_blank">Google</a>dan 76bin sonuç önümüze döküldüğünde ne yapacağımıza. Zaten ilk sırada çıkarak işinizi kolaylaştıran resmi web sitemden, benimle ilgili tüm <strong><em>doğru</em></strong> bilgilere, okuduğum okullar, çalıştığım projeler, yaşadığım hayat vs.den bana ulaşabileceğiniz elektronik posta adreslerine kadar her şeyi bulabilirsiniz. Bunun dışında yine benim yönettiğim <a href="http://twitter.com/#!/sinemis" " target="_blank">twitter</a>, <a href="https://www.facebook.com/pages/Sinemis-Candemir-Official-Page-/241770625833360" " target="_blank">facebook</a>, <a href="https://plus.google.com/107446561153328827903/about" " target="_blank">google+</a> vs hesaplarımdan da beni takip ettiğinizde benim hakkımda yeterli bilgi edinmiş olursunuz. Zaten oldukça sade ve şeffaf bir hayatım var. </p>
<p>Bunlar dışında bu kızın kendi kendini anlatmasını boşver, bakalım başkaları ne demiş onun için derseniz, artık orada benim yapabileceğim bir şey yok :) Zamanınız varsa 76bin sonuca teker teker bakarsınız, yoksa arada seçtiklerinizden bir fikir edinirsiniz. Sadece gerçek hayatta duyduğumuz her şeye inanmadığımız gibi internette de okuduğunuz her şeyin <strong><em>doğru</em></strong> olmadığını hatırlatmak isterim. </p>
<p>Şu an okuduğunuz web sitemin dışında bana ulaşabileceğiniz linkler (gerci çoğunlukla kullandıklarım twitter ve google+ digerlerini pek verimli kullanmıyorum):<br />
<a href="http://twitter.com/#!/sinemis" " target="_blank">Twitter</a> / <a href="https://www.facebook.com/pages/Sinemis-Candemir-Official-Page-/241770625833360" " target="_blank">Facebook Official Page</a> / <a href="http://www.quora.com/Sinemis-Candemir" " target="_blank">Quora</a> (sorularınıza cevap bulabildiğiniz bir site) / <a href="http://www.linkedin.com/pub/sinemis-candemir/10/112/b1b" " target="_blank">LinkedIn</a> / <a href="http://friendfeed.com/sinemiscandemir" " target="_blank">FriendFeed</a> / <a href="http://www.stumbleupon.com/stumbler/sinemiscandemir/reviews/" " target="_blank">Stumbler Sinemis</a> / <a href="http://www.formspring.me/sinemiscandemir" " target="_blank">Formspring</a> (gerçi şu ara kapalı tutuyorum) / <a href="http://missinemis.tumblr.com" " target="_blank">Tumblr</a> ve son gözdemiz <a href="https://plus.google.com/107446561153328827903/about" " target="_blank">Google+</a></p>
<p>Tüm bunları niye yazdım? Ben çocukluğumdan beri bilgisayar, internet ve teknojik gelişmelere hep ilgi duydum hep de bunlarla uğraştım. Belki bu yüzden internette bir şey aradığımda nerelere bakacağımı, kimlere soracağımı iyi kötü biliyorum. İnternet leb-i derya, ama bu uçsuz bucaksız denizde o kadar çok bilgi var ki <strong><em>doğru</em></strong> bilgiye ulaşmak da ayrı önem kazanıyor. Eğer benim hakkımda doğru bilgiye ulaşmak isterseniz de size bir yardımım olsun istedim.</p>
<p>Son olarak insanların internet dünyası içerisindeki etkilerini hesaplayan <a href="http://klout.com/home" " target="_blank">bir siteden</a> bahsedip bu yazıyı kapatayım. Artık kişilerin diğer insanlara etkilerini ve kimlerden etkilendiklerini de <a href="http://klout.com" " target="_blank">klout</a> birimiyle ölçeceğiz galiba. </p>
<p>Sevgiler&#8230;.</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Finternette-sinemiscandemir%2F&amp;text=internette+%E2%80%98sinemis+candemir%E2%80%99+hakk%C4%B1ndaki+bilgiler+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iyi tarafından bakmak….</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/iyi-tarafindan-bakmak/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/iyi-tarafindan-bakmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 15:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[erden beygiret]]></category>
		<category><![CDATA[gun batimi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın güzel olduğu anlardan biri. istanbul&#8217;un, boğaz manzarasının, gün batımının keyfini çıkaracağız. Sevdiğimiz arkadaşlar buluşacağız. Biten bir şeyi kutlayacağız. Gün bitişinde, biten bir yaşı kutlayacağız. Üzülmeyeceğiz bitiyor diye. Ne güzel geçirdik, darısı yeni gelecek yılların, yaşların başına diye kutlayacağız. Sanki ömrümüz hiç bitmeyecekmiş gibi. Dayım da aramızda olsaydı katılırdı bize. O gideli]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın güzel olduğu anlardan biri. <a href="http://www.google.com.tr/search?client=safari&#038;rls=en&#038;q=gün%20batımı&#038;oe=UTF-8&#038;redir_esc=&#038;um=1&#038;ie=UTF-8&#038;tbm=isch&#038;source=og&#038;sa=N&#038;hl=tr&#038;tab=wi&#038;biw=1087&#038;bih=632" " target="_blank">Güneş batıyor.</a> Hava çok güzel. Hayatımızdan bir gün daha eksilmesine rağmen maviyle buluşan kırmızılık o kadar güzel ki, bizi mutlu bile ediyor. Bak görüyor musun hayatımızdan bir gün daha eksildi, tüh tüh vah vah diye düşünmüyoruz. Ne kadar güzel yaşıyoruz diye düşünüyoruz. </p>
<p>Aynı şekilde doğumgünleri kutlanırken de mutlu oluyoruz. Bugün bir arkadaşımızın doğumgünü mesela, birazdan onun partisine doğru yol alıp,<a href="http://www.google.com.tr/search?client=safari&#038;rls=en&#038;q=İstanbul&#038;oe=UTF-8&#038;redir_esc=&#038;um=1&#038;ie=UTF-8&#038;tbm=isch&#038;source=og&#038;sa=N&#038;hl=tr&#038;tab=wi&#038;biw=1087&#038;bih=632" " target="_blank"> istanbul&#8217;un</a>, boğaz manzarasının, gün batımının keyfini çıkaracağız. Sevdiğimiz arkadaşlar buluşacağız. Biten bir şeyi kutlayacağız. Gün bitişinde, biten bir yaşı kutlayacağız. Üzülmeyeceğiz bitiyor diye. Ne güzel geçirdik, darısı yeni gelecek yılların, yaşların başına diye kutlayacağız. Sanki ömrümüz hiç bitmeyecekmiş gibi.</p>
<p>Dayım da aramızda olsaydı katılırdı bize. O gideli <a href="http://www.sinemiscandemir.com/erden-beygiret/" " target="_blank">bir sene olacak 22sinde</a> ama bana sanki aramıza katılacak ve hepimize nasıl eğlenilir, hayat nasıl güzel yaşanır öğretmek için birazdan kapıyı çalacak gibi geliyor.</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fiyi-tarafindan-bakmak%2F&amp;text=iyi+taraf%C4%B1ndan+bakmak%E2%80%A6.+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pilav Teknikleri</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/pilav-teknikleri/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/pilav-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 13:51:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[knorr]]></category>
		<category><![CDATA[kurufasulye]]></category>
		<category><![CDATA[pilav]]></category>
		<category><![CDATA[pilav tarifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Keşke iyi pilav yapmanın tekniklerini biliyor olsaydım da burada sizinle paylaşsaydım. Ama hayır ben sizden öğrenmeye geldim. Geçen gün annemden]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Keşke iyi pilav yapmanın tekniklerini biliyor olsaydım da burada sizinle paylaşsaydım. Ama hayır ben sizden öğrenmeye geldim.</p>
<p>Geçen gün annemden <a href="http://www.google.com.tr/images?um=1&#038;hl=tr&#038;client=safari&#038;rls=en&#038;tbm=isch&#038;sa=X&#038;ei=My2oTeB1xbLxA9_40KcG&#038;ved=0CDAQBSgA&#038;q=kuru+fasulye+pilav&#038;spell=1&#038;biw=1064&#038;bih=646" " target="_blank">kuru fasulye pilav</a> yapmasını istedim. Tamam dedi, &#8221;kuru benden, pilav senden. işim var çıkmam lazım&#8221; Tamam dedim, ama olmadı, yapamadım. Daha doğrusu yaptım yapmasına da ben pek beğenmedim. </p>
<p>Pilav tarifi nedir? 1e 1,5 pirinç ve su oranı var. Örneğin 2kase pirinç için 3kase su katıyorsun. Başka bir şey yok zaten. Ne kadar zor olabilir ki? </p>
<p>Önce pirinçleri temiz olmalarına rağmen ayıkladım, ayıklama sırasında ısıttığım suda da yarım saat beklettim. Tencereye biraz yağ koydum ve arpa şehriyeleri biraz kavurduktan sonra sudan süzdüğüm pirinci ve 3kase suyu ekledim. Tuzu da koyup karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatıp yüksek ateşte 15 dk bekledim. Daha sonra pilavı tekrar karıştırdım (suyu artık gitmişti) kağıt havluyla beraber tencerenin kapağını kapadım ve kısık ateşte 15dk daha bekledikten sonra altını kapattım.</p>
<p>Yaklaşık bir saat sonra da annem geldiğinde sofrayı hazırlayıp yemeğe oturduk ama malesef pirinçler birbirine yapışmış ve tane tane olmamıştı. Tadı tuzu yerindeydi ama sadece yerindeydi, bir harikalık yoktu. Peki ben yanlışı nerede yapmıştım? Acaba şu <a href="http://www.knorr.com.tr/#/world/harc/pilav " target="_blank">knorr&#8217;un pilav harçlarını</a> mı denemeliydim?</p>
<p>Annemin dediğine göre pirinci tencereye koyduktan sonra, önce biraz arpa şehriyeyle beraber kavurmalı sonra suyu koymalıymışım. O zaman tane tane olurmuş.</p>
<p>Peki başka önerisi olan?!</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fpilav-teknikleri%2F&amp;text=Pilav+Teknikleri+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 MART</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/8-mart/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/8-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 23:17:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[dunya kadinlar gunu]]></category>
		<category><![CDATA[hulya karakas]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun kadinlari]]></category>
		<category><![CDATA[kadin]]></category>
		<category><![CDATA[sahnelerin sultanlari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü idi. Gerçi bence her kadın emekçi olduğu için Kadınlar Günü demek de yeterli. Tabii ki bugün de dünya düzeninden kendisini kurtaramadı ve maalesef, hediye veya indirim vaad eden ilanlarla, sözde dikkat çekmeye çalışırken yine seksist dil kullanan televizyon programlarıyla geçmiş oldu. Ben ise dün yapımcılığını şehir tiyatrolarının, yönetmenliğini ise Hülya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü idi. Gerçi bence her kadın emekçi olduğu için Kadınlar Günü demek de yeterli. Tabii ki bugün de dünya düzeninden kendisini kurtaramadı ve maalesef, hediye veya indirim vaad eden ilanlarla, sözde dikkat çekmeye çalışırken yine seksist dil kullanan televizyon programlarıyla geçmiş oldu. </p>
<p>Ben ise dün yapımcılığını şehir tiyatrolarının, yönetmenliğini ise Hülya Karakaş&#8217;ın  yaptığı <a href="http://www.vimeo.com/20372697" target="_blank">&#8221;İstanbul&#8217;un Kadınları Sahnelerin Sultanları&#8221;</a> isimli belgeseli izledim. Bence hem Türk Tiyatrosu hem de bir dönem kadınların, iz bırakabilmeleri açısından çok önemli bir iş olmuş. </p>
<p>Kadın olmak, çalışıyor olmak, sahne üstünde olmak, adı üstünde gösteri yapmak, istekleriyle ve seçimleriyle kendine bir hayat kurmak o dönem de zormuş. Şimdi de malesef pek değişen bir şey yok. En azından böyle belgeseller ile sosyal tarihimizi ve gelişimimizi gelecek kuşaklar için kayıt altına alıyoruz. <a href="http://www.hulyakarakas.com" target="_blank">Hülya Karakaş</a>, bu büyük işin altına elini sokup, yüzünün akıyla çıktığın için seni kutluyorum.</p>
<p>Umarım bu gece yatıp, yarın kalktığımızda; kadınların birey olarak kabul edildiği, eğitimine, çalışmasına mani olunmadığı, dövülmediği, tartaklanmadığı, kocasının, sevgilisinin ya da ailesinin kendisi için hayat seçimleri yapmadığı, başkasının namusu olarak algılanmadığı, kendisiyle birlikte, olduğu gibi, bir kadın olarak, tüm seçimleriyle kabul edildiği bir güne, bir topluma uyanırız.</p>
<p>Yarın olmasa da, belki bir sonraki gün olur&#8230;.</p>
<p>Ayşe, Fatma, Selin, Didem, Ebru, Hatice, sen, ben, o, kendimiz olma mücadelesini bırakmazsak, elbet bir gün olur. </p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2F8-mart%2F&amp;text=8+MART+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köfte Macerası</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/kofte-macerasi/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/kofte-macerasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 19:16:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[anne köftesi]]></category>
		<category><![CDATA[köfte]]></category>
		<category><![CDATA[köfte tarifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[En çok sevdiğim yemeklerden biridir anne köftesi. Gerçi annemin yaptığı her yemeği çok güzel bulurum, her çocuk gibi. Ama köfte, makarna ikilisi malumunuz çocuk mönüsüdür ve ben de büyüdüğünde başka köfte yiyemeyen çocuklardanım. Nedense tüm o dışarıda yapılan çok ünlü olan inegöl, sultanahmet vs gibi köfteler benim hiç ilgimi çekmez. Nasıl yapıldıklarını da bilmiyorum, içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En çok sevdiğim yemeklerden biridir anne köftesi. Gerçi annemin yaptığı her yemeği çok güzel bulurum, her çocuk gibi. Ama köfte, makarna ikilisi malumunuz çocuk mönüsüdür ve ben de büyüdüğünde başka köfte yiyemeyen çocuklardanım. Nedense tüm o dışarıda yapılan çok ünlü olan inegöl, sultanahmet vs gibi köfteler benim hiç ilgimi çekmez. Nasıl yapıldıklarını da bilmiyorum, içinde ne eksik, neden bana güzel gelmiyor bilmiyorum ama o avuç içinde pıt pıt vurularak yapılan köfteler paha biçilmez benim için. </p>
<p>Bugünkü macerama gelirsek annemle babam hukukçular yemeği adı altında bir sosyalleşme aktivitesine katıldılar ve emekli avukat olan annem pek bir özenerek hazırlandı, süslendi ve dedi ki çocuklar vaktim kalmadı, kıymada çözülmüş oldu artık köfteyi siz yapar yersiniz. Hımmmm&#8230;. Ama biz ikimiz de anne değiliz, anne köftesini yapabilir miyiz? Annem de bize tarifini bıraktı ve ona eşlik etmek üzere jön kıyafetini giyip kokular sürünmüş babamın kolunda dışarı çıktı. Tabii ki eski günlerdeki gibi tanımadıklarınıza kapıyı açmayın, ateşle oynamayın tembihlerini şaka yollu söyleyip bizimle dalga geçerek çıkmayı da ihmal etmediler. </p>
<p>İşte köfte maceram da böyle başladı. Aslında malzemeler hazır olduktan sonra oldukça kolaymış köfte yapımı. Önce <a href="http://instagr.am/p/B3U5W/" target="_blank">malzemeleri</a> sayayım:<br />
Yarım kg dana kıyma, 1soğan, 1sarmısak, maydanoz, 2dilim ekmek içi, 1yumurta, köfte baharı, çok az kırmızı ve karabiber (acı istersek pul biber de dökebilirmişiz, ben onu denedim. bakalım :)) ve çok az da süt.</p>
<p>Maydanoz, soğan, sarımsak ve ekmek içini soğan doğrama makinesinde doğradıktan kıymanın üstüne ekledim, yumurtayı üzerine kırdım ve baharatlarımı ekledikten sonra karışımı yoğurmaya başladım. Yoğurmanın sonuna doğru az miktardaki sütü de kattım ve sanırım bu köfteye elimizde şekil verirken karışımın elimize yapışmasını önlemiş oldu. Oldukça kolay bir şekilde yoğurdugum karışımdan parçalar alıp avuç içimde şekillendirdikten sonra borcama dizdim. Önceden ısıttığım 200 derece ve 30 dakikaya ayarlanmış <a href="http://instagr.am/p/B3bJm/" target="_blank">fırına koydum</a>. </p>
<p>Şimdi heyecanla sonucu bekliyorum. Henüz anne olmadım, onun için eminim yine annemin sihirli köfteleri gibi olmayacaktır ama bakalım Sinemis Köftesi nasıl olacak? Mutfaktan güzel kokular geliyor, bakalım. Sonucu yine yazarım&#8230;. Aaaaa, fırından ses geldi, 30 dakika doldu bile&#8230; En iyisi gidip köftelerime bakayım.</p>
<p>Fırından çıkardığım <a href="http://instagr.am/p/B3bC-/" target="_blank">köftelerimi</a> hemen sizinle paylaşayım derken kardeşimden aldığım haberle yıkıldım. Abla <a href="http://instagr.am/p/B3aN7/" target="_blank">köftelerin</a> çok güzel olmuş ama, tuz koymuş muydun?</p>
<p>AH! </p>
<p>Hay bin kunduz! Şimdi hatırlıyorum, annem malzemeleri sayarken not aldığımda tuzu da unutacak değilim demiştim bilmiş bilmiş anneme, ama yazmayınca, hakikaten unutmuşum! Eh anne sihri eksik kaldı işte! :)</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fkofte-macerasi%2F&amp;text=K%C3%B6fte+Maceras%C4%B1+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalgı Çengi</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/calgi-cengi/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/calgi-cengi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 13:20:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet kural]]></category>
		<category><![CDATA[ata demirer]]></category>
		<category><![CDATA[calgi cengi]]></category>
		<category><![CDATA[eyvah eyvah]]></category>
		<category><![CDATA[murat cemcir]]></category>
		<category><![CDATA[polat alemdar]]></category>
		<category><![CDATA[recep ivedik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Dün akşam üstü tesadüfen özel gösteriminde bulunduğum filmle ilgili iki satır yazayım dedim fakat gülmekten yazamıyorum. Çünkü bir yanda da fragmanını açtım tekrar dinliyorum. Ahmet Kural ve Murat Cemcir harika bir ikili oluşturmuşlar. Küfürlü konuşmalardan normalde hazetmeyen ben, filmlerde sırf komiklik olsun diye yapılmalarını da hiç sevmem. Çalgı Çengi&#8216;de ise ikilimizin içinde bulundukları durumun vehameti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün akşam üstü tesadüfen özel gösteriminde bulunduğum filmle ilgili iki satır yazayım dedim fakat gülmekten yazamıyorum. Çünkü bir yanda da <a href="http://www.calgicengi.com" target="_blank">fragmanını</a> açtım tekrar dinliyorum.</p>
<p>Ahmet Kural ve Murat Cemcir harika bir ikili oluşturmuşlar. Küfürlü konuşmalardan normalde hazetmeyen ben, filmlerde sırf komiklik olsun diye yapılmalarını da hiç sevmem. <a href="http://www.sinemalar.com/film/98591/Calgi-Cengi/" target="_blank">Çalgı Çengi</a>&#8216;de ise ikilimizin içinde bulundukları durumun vehameti mi yoksa ağızlarına yakışması mı bilemedim, küfür bu filmde hiç sakil durmamış.</p>
<p>Polat Alemdar ve sonrasında komedi tarafında ise Recep İvedik ile başlayan, bir karakter yaratıp onun filmini yapma hali, <a href="http://www.eyyvaheyvah.com/" target="_blank">Ata&#8217;nın yarattığı trakyalı shrek</a> ile daha sıcak ve sevimli olmuş, seyircileri güldürürken, şimdi yeni bir ikili ile karşı karşıyayız. Bağcılar-Güneşli arası yaşayan, o hayattan yırtıp, çalgıcı damgasından müzisyenlik mesleğine terfi etmek isteyen iki kuzenin, gittikleri düğün öncesi kuliste başlar tüm hikaye ve kendilerini mafyanın içinde bulurlar.</p>
<p>Çizgi roman tadında, keyifle izlenen bir film olmuş. Bu <a href="http://www.sinemalar.com/film/98591/Calgi-Cengi/" target="_blank">cuma (18.Şubat)</a> vizyona giriyor. Sessiz sedasız giriyor ama bence fısıltı gazetesi ile sonradan seslerini duyuracaklar.</p>
<p>&#8221;La bebe, biz nasıl adamlarız la?!&#8221;<br />
&#8221; Şu sıfata bag hele, Angaralıyız la biz!&#8221;</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fcalgi-cengi%2F&amp;text=%C3%87alg%C4%B1+%C3%87engi+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AY IŞIĞI</title>
		<link>http://www.sinemiscandemir.com/ay-isigi/</link>
		<comments>http://www.sinemiscandemir.com/ay-isigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Feb 2011 23:29:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sinemis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemis]]></category>
		<category><![CDATA[ayışığı sonatı]]></category>
		<category><![CDATA[Beethoven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemiscandemir.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Beethoven, ay ışığı sonatı ne kadar etkileyici. Piyano tuşuna her basıldığında sanki içimde bir yerlere dokunuyor. Unuttuğum, dokunmak istemediğim, dokunulduğunda acıyan yerlere. Ama rahatlıyor insan yüzleşince, o unuttuğu yerlere dokundukça. O tuşlar sanki aynı zamanda bir pamuk parçası. Seni yüzleştirirken yalnız da bırakmıyor. Sarıyor, sarmalıyor, kucaklıyor. Yürümek, ilerlemek hissi veriyor, üstüne gitmek, kavuşmak. Kaçmak olduğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beethoven, ay ışığı sonatı ne kadar etkileyici. Piyano tuşuna her basıldığında sanki içimde bir yerlere dokunuyor. Unuttuğum, dokunmak istemediğim, dokunulduğunda acıyan yerlere. Ama rahatlıyor insan yüzleşince, o unuttuğu yerlere dokundukça. O tuşlar sanki aynı zamanda bir pamuk parçası. Seni yüzleştirirken yalnız da bırakmıyor. Sarıyor, sarmalıyor, kucaklıyor.</p>
<p>Yürümek, ilerlemek hissi veriyor, üstüne gitmek, kavuşmak. Kaçmak olduğun halden, yeni bir hale kavuşmak. Huzurlu bir yere, sakin, insanların kötü olmadığı, hırslarından gözlerinin dönmediği, cahil olmadıkları, bilinçsizce birbirlerini ezmeye çalışmadıkları, o karmaşanın olmadığı bir yere kaçmak, kavuşmak. Temiz bir yere gitmek. Televizyondan habire gürültünün gelmediği, tuhaf senaryoların olmadığı, gazetelerin artık elleri, üstümüzü, beynimizi kirletmek yerine, bilgi verdiği, haber verdiği, kafamızın içinin türlü türlü çöplerle doldurulmadığı güzel günlere gitmek istemek. Yatıp uyumak ve uyandığında kendini başka bir filmde bulmak! </p>
<p>Beethoven fonda sakince çalarken, beni huzura davet ederken, içimdeki kızgınlıklar, üzüntüler taşıyor ve yazıyorum, rahatlıyorum. Kavuşmak istediklerimin rüyasını görüp, sabah da gerçekten daha güzel bir filme uyanmak istiyorum.</p>
<p>Ay ışığı yanımda ol. Şimdi odamı aydınlattığın gibi, önümdeki yolu da aydınlat!</p>
<div class="tw_button" style=""><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.sinemiscandemir.com%2Fay-isigi%2F&amp;text=AY+I%C5%9EI%C4%9EI+-+Sinemis+Candemir&amp;related=sinemis&amp;lang=en&amp;count=none"  class="twitter-share-button">Tweet</a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss></wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
