AY IŞIĞI

Beethoven, ay ışığı sonatı ne kadar etkileyici. Piyano tuşuna her basıldığında sanki içimde bir yerlere dokunuyor. Unuttuğum, dokunmak istemediğim, dokunulduğunda acıyan yerlere. Ama rahatlıyor insan yüzleşince, o unuttuğu yerlere dokundukça. O tuşlar sanki aynı zamanda bir pamuk parçası. Seni yüzleştirirken yalnız da bırakmıyor. Sarıyor, sarmalıyor, kucaklıyor.

Yürümek, ilerlemek hissi veriyor, üstüne gitmek, kavuşmak. Kaçmak olduğun halden, yeni bir hale kavuşmak. Huzurlu bir yere, sakin, insanların kötü olmadığı, hırslarından gözlerinin dönmediği, cahil olmadıkları, bilinçsizce birbirlerini ezmeye çalışmadıkları, o karmaşanın olmadığı bir yere kaçmak, kavuşmak. Temiz bir yere gitmek. Televizyondan habire gürültünün gelmediği, tuhaf senaryoların olmadığı, gazetelerin artık elleri, üstümüzü, beynimizi kirletmek yerine, bilgi verdiği, haber verdiği, kafamızın içinin türlü türlü çöplerle doldurulmadığı güzel günlere gitmek istemek. Yatıp uyumak ve uyandığında kendini başka bir filmde bulmak!

Beethoven fonda sakince çalarken, beni huzura davet ederken, içimdeki kızgınlıklar, üzüntüler taşıyor ve yazıyorum, rahatlıyorum. Kavuşmak istediklerimin rüyasını görüp, sabah da gerçekten daha güzel bir filme uyanmak istiyorum.

Ay ışığı yanımda ol. Şimdi odamı aydınlattığın gibi, önümdeki yolu da aydınlat!

Tags: ,

Leave a Reply