Archive for Mart, 2011

8 MART

Salı, Mart 8th, 2011

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü idi. Gerçi bence her kadın emekçi olduğu için Kadınlar Günü demek de yeterli. Tabii ki bugün de dünya düzeninden kendisini kurtaramadı ve maalesef, hediye veya indirim vaad eden ilanlarla, sözde dikkat çekmeye çalışırken yine seksist dil kullanan televizyon programlarıyla geçmiş oldu.

Ben ise dün yapımcılığını şehir tiyatrolarının, yönetmenliğini ise Hülya Karakaş’ın yaptığı ”İstanbul’un Kadınları Sahnelerin Sultanları” isimli belgeseli izledim. Bence hem Türk Tiyatrosu hem de bir dönem kadınların, iz bırakabilmeleri açısından çok önemli bir iş olmuş.

Kadın olmak, çalışıyor olmak, sahne üstünde olmak, adı üstünde gösteri yapmak, istekleriyle ve seçimleriyle kendine bir hayat kurmak o dönem de zormuş. Şimdi de malesef pek değişen bir şey yok. En azından böyle belgeseller ile sosyal tarihimizi ve gelişimimizi gelecek kuşaklar için kayıt altına alıyoruz. Hülya Karakaş, bu büyük işin altına elini sokup, yüzünün akıyla çıktığın için seni kutluyorum.

Umarım bu gece yatıp, yarın kalktığımızda; kadınların birey olarak kabul edildiği, eğitimine, çalışmasına mani olunmadığı, dövülmediği, tartaklanmadığı, kocasının, sevgilisinin ya da ailesinin kendisi için hayat seçimleri yapmadığı, başkasının namusu olarak algılanmadığı, kendisiyle birlikte, olduğu gibi, bir kadın olarak, tüm seçimleriyle kabul edildiği bir güne, bir topluma uyanırız.

Yarın olmasa da, belki bir sonraki gün olur….

Ayşe, Fatma, Selin, Didem, Ebru, Hatice, sen, ben, o, kendimiz olma mücadelesini bırakmazsak, elbet bir gün olur.