Archive for Haziran, 2010

Erden Beygiret!

Pazartesi, Haziran 28th, 2010

Benim biricik dayım! 1949 doğumlu. Kafkasya’dan göçen çerkeslerden, Bandırma Yenisığırcı köyüne yerleşen, Efendiler sülalesinden Asiye ve Şerafettin’in ikinci erkek evladı olarak başlamış yaşamına. Yaramaz, haylaz olmasına rağmen herkes tarafından sevilen bir çocuk olarak büyüdüğünü anlatırlardı. Anneannem yaşamı boyunca hep endişelenmiş dayım için. Öyle duyduk biz de büyürken. Okula gidermiş ama dönüşte eve dönmek bilmezmiş. İnekleri otlamaları için çıkarırmış, inekler eve kendileri dönermiş. Dayım ya arkadaşlarıyla oynamaya dalar, ya tarlalara dalıp karpuzları götürür, ya da bir ağacın altında uyuyakalırmış.
Yine de bu haylazlıklarına rağmen okulda iyiymiş herhalde ki Bandırma’da lise, Yıldız Teknik Üniversitesinde Makine Mühendisliği derken İstanbul macerası başlamış. Büyüyünce haylazlık da boyut değiştirmiş tabi. ’80lerde hükümetler sevmemiş sol düşünceleri ya da kendilerinden farklı düşünceleri diyelim. Büyümüş, mühendis olmuş olsa da anneannem bu sefer gözaltına alındığı için endişelenmiş dayım için. Memleket karışık olunca o da anne olarak meraklı ve endişeli.
Neyse ki bu günler de geçmiş ve gelelim benim hatırladığım dayıma.
Uzun boylu, yakışıklı, karizmatik, korkutucu, ama bir yandan da merak ettiğim için, korkarak da olsa sokulmak istediğim bir figürdü. Bekardı. Bize her gelişinde elinde GIRGIR dergisiyle gelirdi. Beni mizah dergileriyle tanıştırandır. En sevdiğim elbiselerimden birini de o almıştı. Hiç unutmuyorum, bir doğumgünümde beyaz, üstünde rengarenk puantiyeleri olan bir elbise almıştı ve elbise, döndüğümde inanılmaz havalanıyordu. Bayılmıştım!
Teyzem kadar olmasa da dayım da az gezdirmedi beni. Sanırım teyze, dayı, amca, hala figürleri bekar olduklarında yeğen kısmında farklı bir algı uyandırıyorlar. Daha bir arkadaş gibi oluyorlar ve her daim genç kalıyorlar yeğenlerin gözünde.
Ben büyüdüm, dayım evlendi, çocuğu oldu, işinde yükseldi. Ne kadar çalışsa da arkadaşlarına her zaman vakti vardı. Düğünlerde benim dans partnerimdi. Bizim düğünlerde çerkes oyunu oynanır ve dayım da çok güzel oynar. Benim düğünümde de oynayacaktık. Eğlenceli, arkadaş sohbetlerini seven biriydi dayım. Sohbeti çok güzeldi. Amerika’dan afs ailem geldiğinde onlara rakının güzelliklerini bile öğretmişti. İyi veya kötü, her günde dayım sevdiklerinin yanındaydı. 23.Haziran Salı günü de tüm sevdikleri de onun yanındaydı. Hayatının tam da emeklilik döneminde, artık iyice keyfine bakacağı sırada anneannemin yanına gitti dayım.
Bir rivayete göre, 22 Haziran 2010da bir yıldız kaymış gökten ve Yenisığırcı köyünde ağaçların arasından göle bakan çok güzel bir yere düşmüş.
İyi dinlenmeler dayıcığım, seni çok seviyorum!