12 Eylül Refandumunun ardından,

düşündüm karar verdim!
Ha yurt dışında yaşamışım ha kendi doğup büyüdüğüm ülkemde. Artık hiç bir farkı kalmadı.
Eğer şimdiye kadar verdiğim hiç bir ‘oy’un değeri olmadıysa ve aynı şeyi bu ülkenin genç nüfusu, çalışan üreten, benden 15 yaş büyükler de söylüyor ise burada yaşamak istemenin anlamı ne? Neden burada bir aile kurayım? Neden ailemi kurduktan sonra aman çocuklarım daha iyi eğitim alsın diye yurt dışında okutabilmek için burada annemden emdiğim süt burnumdan gelsin? Neden bende 15 yıl sonra aynı şeyleri söyleyeyim?
Arkadaşlarım çevrem burada, kendi dilim konuşuluyor, sonuçta vatandaşı olduğum yer diyecek bir durum da kalmadı artık.
Arkadaş ve çevre ise konu, yurt dışında yaşayan o kadar çok arkadaşım var ki, yine kendime arkadaşlarımın çok olduğu bir yer bulabilirim.
Konuşulan dile gelecek olursak, ingilizce zaten anadilim gibi, almancayı anlıyorum, bir senede de fransızcayı hallederim. Eee bu üçünün geçerli olduğu yerleri seçerim ben de yaşamak için.
Vatandaşlığa gelecek olursak, ha yurt dışında azınlıkta kalmışım ha kendi ülkemde, ki kendi ülkemde azınlıkta kalmak daha kötü bir his.
Burada da benim dışımda gelişiyor nasılsa olaylar. Başka memleketlerde olursam oy hakkım bile yok diye oturur, üzülür, barındığım devlete ağlarım, onlar da bana meme verir, geçinir giderim. Yine verdiğim oy hiç bir işe yaramadı diye üzülmem.
Nereye kadar böyle gider bilmiyorum ama ben kendi ülkemde yalnız hissetmek istemiyorum. Madem kendi ülkemde yabancı gibi hissediyorum artık, o zaman ben de yabancı memleketlere gider bari hissettiğim duygunun hakkını veririm.

Herkes giderse bu ülkeyi kim kurtaracak diye soracak olanlara da daha sormadan cevap vermiş olayım.
Belli ki ülke zaten kurtulmak istemiyor, malesef kurtulmak isteyen benim!

Tags: , ,

Leave a Reply